Sokak Fotoğrafçılığı

Çekilecek objenin fazlalığı, kompozisyonun zenginliği, yönlendiren kişi olmak yerine özgürce kadrajınızın içine istediğinizi yerleştirmeniz gibidir.

Yapılan her iş ve uygulamada olduğu gibi işin hazırlık kısmı çok önemlidir. Teknik ekipmanlarınızı hazır bulundurmalı, Hafıza kartı, pil, boyun askısı, tripod  gibi ekipmanların kontrolünü sağlayarak yola çıkmalısınız.

 

İnternette yayınlanan bir çok teknik bilgi ile yormak istemiyorum ancak üzerinden kısaca geçmekte fayda olduğunu görmekteyim. Temel fotoğrafçılık eğitimi alan yada biraz araştırma yeteneğine sahip bir kişi enstantene, diyafram, ışık kompozisyon gibi kavramların  fotoğrafçılık için ne kadar önemli olduğunu bilir. Nasıl lezzetli bir yemeği hazırlamak için doğru zamanlama ve karışıma ihtiyacımız var ise güzel , kaliteli bir fotoğraflar yakalamak için de temel kavramları iyi bilmeli ve sık sık pratik yaparak kendimize özgün , estetik bir tarz ortaya koyabiliriz.

Herkesin tekrarladığı sıradanlıklar dışında farklı bir bakış açısı olarak yaklaşmak istiyorum.

 

Özgürlük…

Kimi insan yazarak, kimisi yaratmış olduğu müzik ile ifade eder kendisini. Bir fotoğrafçının kendini özgürce ifade edebildiği, sanatını yansıtabildiği en doğal yerdir sokak.  Yakaladığınız karelerde göz ucu ile sizi destekleyenler de olacaktır.. ‘’Ne çekiyorsun be!’’ diye tepki gösterenlerin sayısı  her zaman destekleyenlerden fazla olacaktır…

 

 

Yaratıcılık…

Kız kulesini, Topkapı Sarayını, Boğaz köprüsünü, Eminönünde vapur iskelesini, Galata köprüsündeki balıkçıları… Bir çok örnek verilebilir  klasik kadrajlar hakkında..  Önce aynı kadrajdan aynı açıdan çekebilmeyi gerektirir amatörlük..

Ama zamanla sıradan, alışılagelmiş kalıpların dışına çıkmak ister insan… her alanda olduğu gibi.

Ters gelen bir ışık, aynı yönde süzülen martılar, kalabalık içinde yalnız olan bir insan… Sokağın gizemi bundandır.  Küçük bir su birikintisini okyanusa çevirmek her zaman bizim elimizde…